Kayıtlar

fizik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Fermilab Higgs Kütlesine Biraz Daha Yaklaştı

Resim
Higgs bozonunun sahip olabileceği kütle bölgesi daralmaya devam ediyor. ABD Enerji Bakanlığı Fermi Laboratuarında CDF ve DZero çarpıştırıcılarında yapılan deneylerden elde edilen veriler, önceki ölçümlerde belirlenen Higgs kütle alanından önemli bir kısmı olasılık dışı bıraktı. Eski deneyler Higgs parçacığının 114 ve 185 GeV/c2 arasında bir kütleye sahip olabileceğini tahmin etmişti. CDF ve DZero sonuçları bozonun 160 ve 170 GeV/c2 arasında bir kütlesi olamayacağını (ing.) saptadı. Bakanlığın Yüksek Enerji Fiziği Bilim Ofisi yardımcı direktörü Dennis Kovar, "Tevatron,[1] CDF ve DZero'nun olağanüstü performansı bu önemli sonuca erişmemizi sağladı," diyerek, kütle alanını daha da daraltmayı umduklarını söyledi. Higgs parçacığı Standart Model olarak bilinen parçacıkların ve etkileşimlerinin kuramsal çerçevesinde kilit rol oynuyor. Standart Model'e göre Higgs bozonu neden bazı parçacıkların kütlesin olup, bazılarının olmadığını açıklamakta. Şu ana dek, Higgs parçac...

Yeni Demir Bileşikleri Teorisi

Resim
Amerikalı ve Çinli fizikçiler yüksek ısı süperiletkenlerinin yeni bir sınıfının karmaşık kuantum davranışını açıklamak ve önceden kestirmek üzere yeni bir kuram (ing.) önerdiler. Proceedings of the National Academy of Sciences 'da açıklanan bulgular demir pnictide'ları[1] olarak bilinen maddelerle ilgili. Bir yıl önce pnictide'larda keşfedilen yüksek-ısıda süperiletkenlik, 20 yıldan beri kuprat[2] denilen bakır temelli süperiletken çeşidi üzerine yapılan gözlemlerden bir anlam çıkarmaya çalışan fizikçiler için tam bir lütuf oldu. Rice Üniversitesi'nden, fizikçi ve makalenin eşyazarlarından Qimiao Si'ye göre, Araştırma, demir niktitlerinde gözlemlenen kuantum manyetik dalgalanmaları açıklamaya yönelik, ve elektronlararası etkileşimin bu davranışı nasıl yönettiğine dair bir kuram öneriyor. Süperiletkenliğin kökenleri bu etkilerde gizli; dolayısıyla onları anlamak çok önemli. PNAS makalesinde Si ve Rutgers Ünv., Zhejiang Ünv. ve Los Alamos Ulusal Laboratuarı...

Süpersonik Spreyler ve Şok Dalgaları

Resim
Şok dalgaları geniş ölçekte araştırılmış bir konu, fakat ABD Enerji Bakanlığı (DoE) Argonne Ulusal Laboratuarı ile Wayne State ve Cornell Üniversiteleri'nin işbirliği, yüksek basınçlı süpersonik yakıt püskürtülerince oluşan şok dalgalarının etkileşimi (ing.) hakkında önemli bilgiler sağladı. Katı darbe ve şok jeneratörleri ve benzer yöntemlerle oluşturulan şok dalgaları geçmişte incelenmişti, ama mikrometre ölçeğinde hamlaçlarla (meme) yaratılan yüksek basınçlı püskürtüler de süpersonik hızlara ulaşabiliyor. Argonne'daki bilginlerden Jin Wang'a göre şok dalgalarının iç yapısını incelemek bugüne dek zordu. Artık, yüksek yoğunlukta X ışınları kullanılarak opak püskürtünün iç yapısı ve spreyin çevresindeki gazımsı ortam incelenebilmekte. Süpersonik spreylerin opak yapısı gözlemleri zorlaştırmakta, bu da yüksek basınçlı, hızlı püskürtme ve sprey teknolojilerinin geliştirilmesini kısıtlamaktaydı. Cornell Üniversitesi'ndeki Gelişmiş Foton Üreteci (ing.: Advanced Photon...

Yüksek Basınçta Sıradışı Alaşımlar

Resim
İnsanlık Bronz Çağı'ndan beri farklı metalleri birleştirerek alaşımlar yapmaya çalışmış. Ne var ki tüm metallerle alaşım her zaman kolay değil - bazı element çiftlerinin atomları birbirine hiç uymuyor. Uluslararası bir ekip atomları yüksek basınca tabi tutarak daha önce yapılamayan alaşımların (ing.) olabileceğini keşfetti. Bu, yakın gelecekte yepyeni malzemelerle karşılacağımızın göstergesi. Geçmiş incelemelerden standart atmosfer basıncının katlarca üstünde basınçlarda atomların özelliklerinin değiştiğini ve farklı kurallarla birleşerek yani malzemelerin ortaya çıktığını biliyoruz. Ama Carnegie Enstitüsü Jeofizik Laboratuarının ürettiği seryum-aluminyum alaşım yaratılmasında yeni bir çığır açacak. Carnegie'den Ho-kwang Mao ve Zhejiang Üniversitesi International Center for New-Structured Materials'dan Jian-zhong Jiang sınırların hiç bu derece zorlanmadığında hemfikir. Alaşımların çoğu ikame etkisi denilen ve iki metalin atomlarının rastgele karışarak tek bir atomik ...

Işığın Hızı Uzayda Sabit mi?

Resim
Evrenin uçsuz bucaksız bir köşesinden diğerine giderken ışığın görünürde sabit hızı değişir mi? Işığın hızı sabit değil de değişken olsaydı kara delikleri, süpernovaları, karanlık madde ve enerjiyi, evrenin kökenini kavrayışımız aynı olur muydu? Işığın boşluktaki hızı c, önemli bir fiziksel sabit ve tam olarak saniyede 299.792.458 metre. "c" değeri yalnızca gördüğümüz ışığı -gökkuşağının renklerini- kapsamıyor. Bu sabit, elektromanyetik radyasyon, çekim dalgaları ve hareketsiz kütlesi sıfır olan herşey için geçerli. Einstein'ın görelilik kuramında ışık hızı, uzayla zaman ve kütleyle enerji arasındaki dönüşümün ana unsuru. Sık unutulan şeyse şu: ışığın hızı sabit değil. Yalnızca boşlukta yapabileceğiniz en yüksek hız c. Bir cam parçasından ışığı geçirin, bir yüzme havuzundan, ya da diğer herhangi bir şeyden; ışığın hızı hemen yavaşlayacak. Peki telekoplarımızla o uzak cisimler arasındaki devasa uzayda durum ne? Uzayda o varsayılan boşluk, tıpkı kozmik bir yüzme havuz...